| YAĞ
VE DOKU KOKTEYLİ ENJEKSİYONU
Yüzdeki çizgiler nasıl
oluşur ve tedavileri:
Yıllar ilerledikçe yüzümüz yerçekimi, güneşe maruz kalma (ultraviole ışınları)
ve milyonlarca defa yapılan yüz mimikleri (gülümseme, çiğneme, yüzü buruşturma
kaş çatma, ıslık çalma, sigara içme hareketi) ve sigaranın olumsuz etkileri
sonucunda meydana çıkan etkileri sergilemeye başlar. Deri altında yerleşik
olan ve cildimizi genç, canlı ve diri gösteren yapılar giderek parçalanmaya
başlayarak gülme çizgileri, tebessüm çizgileri ve göz etrafında kaz ayağı
olarak isimlendirilen deri altındaki kas hareketlerinin neden olduğu derin
çizgileri oluştururlar.
Yumuşak doku dolgu maddeleri bu çizgi ve kırışıklıkları doldurarak cilde
daha düzgün daha genç bir görünüm kazandırırlar.
Deri altına enjekte edildiğinde bu dolgu maddeleri kırışıklıkları ve yüzün
çöken kısımlarını doldurarak şişirirler. Ayrıca dudaklara ve yanaklara
dolgunluk sağlarlar. Enjekte edilebilir dolgu maddeleri tek başlarına,
cilt yenileme işlemleri ile birlikte veya “yüz germe (face lift)” gibi
daha radikal girişimler ile birlikte uygulanabilir. Elinizdeki broşür
dolgu maddeleri konusunda temel bilgileri vermek üzere düzenlenmiştir.
Enjekte edilebilir dolgu maddeleri ne zaman kullanılabilir, işlem nasıl
uygulanır, elde edilebilecek sonuçlar nelerdir. Bu broşürde cevaplanılmaya
çalışılan sorular arasındadır.
Uygulanan
Yöntemler:
Enjekte edilen dolgu maddeleri derin yüz çizgilerinin, kırışıklıkların,
katlantıların, çökük yanakların, derideki lokal çöküntülerin ve bazı tipteki
skarların doldurulmasına yardımcı olurlar. Bunun dışında dudakların daha
canlı, kıvrımlı veya kalın görünüme kavuşması için de kullanılabilirler.
Ayrıca elmacık kemikleri, çene ucu ve alın bombeliği için kullanılabilir.
Dolgu maddeleri bazı kimselerde görülen ağız kenarında radier çizgiler
gibi ileri derecedeki derin çizgilerde yeterli olmayabilir. Bu durumda
plastik cerrahınız laser, dermabrasion, kimyasal peeling gibi cilt yenileme
tekniklerini önerecektir. Yüz çizgilerinin doldurulmasından farklı olarak
cilt yenileme teknikleri cildin üst tabakalarındaki yıpranmış dokuları
uzaklaştırarak daha düzgün bir yüzeyin oluşmasını sağlarlar.
Yüz ve alında normalden daha aktif kas hareketleri sonucu veya normalden
daha gevşek bir cilt yapısı nedeni ile oluşan derin katlantılar alın germe
veya yüz germe gibi kozmetik cerrahi girişimlerle daha etkin bir şekilde
tedavi edilebilirler. Dolgu maddeleri ayrıca yüzdeki cerrahi girişimlere
ek olarak kullanılabilir. Ancak tek başına dolgu maddeleri yüz konturunda
cerrahinin oluşturabildiği kadar ciddi bir değişiklik yaratamaz.
Unutmamalısınız ki bir plastik cerrah sizlere dolgu maddelerinden, laser
tedavisinden kozmetik cerrahi girişimlere kadar bu konuda geliştirilmiş
tüm alternatifleri sunabilecek donanıma sahip bir uzmandır. Cerrahınız
ve siz sorununuz için en uygun olan alternatife birlikte karar vereceksiniz.
Elinizdeki broşürün benzerleri kimyasal peeling, dermabrasion, laser tedavisi,
yüz germe ve alın germe konularında da hazırlanmıştır. Her bir girişim
ile ilgili temel prensipler ve teknikler ile ilgili sorularınızı cevaplayabilecek
düzeydeki bu broşürlerden sekreterimizden isteyebilirsiniz.
Dolgu Maddeleri
Tipleri :
Dolgu maddeleri tipleri başlığı üçe ayrılabilir;
1.Biolojik olanlar: Yağ, doku kokteyli, dermis, fasya greftleri
2.Yabancı cisimler: Silikon, silikonlu parçalar, gorteks, dikiş materyelleri
1.BİOLOJİK
DOLGU MADDELERİ:
Bunlardan biolojik olan bir canlıdan alınıp bir canlıya verilen dokulardır.
a.Doku Kokteyli
Yüz germe, karın germe, meme küçültme veya yara izlerinin tedavisi esnasında
çıkarılan deri parçaları kas, fasya ve çok az yağ dokusunun karışımından
olur. Bu dokulardan elde edilen dermis tabakası en değerli olanıdır. Damar
sistemi zengin olan bu dokuların mikro greftler şeklinde iğne ile cilt
altına verilmesi ile bu dokuların verilen yerde çevre damarları ile tekrar
canlanıp yaşama oranı %90’ın üstündedir. Bu yöntem yağ enjeksiyonuna göre
çok daha etkili olup tercih sebebidir. Dezavantajı sadece kesilip çıkarılan
parçalardan elde edilebilmesidir. Hastalarımızdan herhangi bir ameliyat
esnasında doku parçaları çıkarılmışsa bunlardan bir kısmı anında yüzdeki
kırışıklıklara kullanılmakta geri kalan kısmı ise - 196 derecede dondurularak
saklanmasını hastalarımıza hararetle önermekteyiz. Bu biolojik yapılara
kendinden alınan tiplere "ototransplant", başka bir canlıdan
(sığır, domuz vs.) alınıp hazırlananlara "heterotransplant"
denir.
Bu grup ototransplant
grubundandır. Doku kokteyli hastanın ya o anda kendisinden alınan yağ,
fasia, doku dermis veya bunların karışımının enjeksiyonla kırışıklık ve
çökük bölgelerine konmasıyla bir sonuca ulaşmayı amaçlar. Bu dolgu maddeleri
konulan bölgede çevreden alacağı kan damarları ile yeniden canlanıp orada
vücudun kendi dokusu olarak canlılığını sürdürür. Bu canlılığı sürdürme
oranı yağlar için %50, doku kokteyli şeklindeki iğneyle verilen dermis,
fasia, yağ, kas parçacıkları gibi maddelerin karışımından elde edilen
ve enjeksiyonla verilen mikrogreftler ise %90-95’dir. Bunlar burada damarlanıp
yaşarlar, ancak zamanla tekrar bizlerin yaptığı mimik hareketlerle ve
vücudumuzdaki doku erimelerine ayak uydurarak onlarda yine bizim vücudumuzun
parçası olarak erimeye doğru gidebilirler. Bu erime kişilerin yapılarına,
yaşlarına, yaşam şartlarına bağlı olmak üzere değişkenlikler gösterebilir.
Bu tür doku maddelerinin avantajı insanın kendi dokusu olmasıdır, dezavantajları
ise her seferinde kendisinden alınıp tekrar hastaya verilme gerekmesidir.
Ancak son zamanlarda bizim geliştirdiğimiz yeni bir yöntemle, ilk seferinde
alınan yağ veya doku parçacıkları - 196 derecede dondurularak bir, iki
sene saklanabilmekte böylece hastaya gerektiğinde kendisinden yeniden
bu maddeler alınmadan hazır bir madde gibi tekrar kendisinde kullanılabilmektedir.
b.Yağ:
“Otolog- yağ transplantasyonu” veya “mikro lipoinjeksiyon” olarak bilinen
yağ enjeksiyonu prosedürü, hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ içeren
vücut bölgelerinden iğne ile yağ alınması ve bunların yüz derisi altına
injekte edilmesi olarak tanımlanabilir. Yağ en sık olarak çökük yanakların,
ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin doldurulması, derideki çökme
ve düzensizliklerin giderilmesi, alın çizgilerinin silinmesi ve dudakların
dolgunlaştırılması amacı ile uygulanır.
Hem donör (verici)
hem de alıcı sahaların temizlenip lokal anestezi ile uyuşturulmasından
sonra emici bir cihaza bağlı olan kalın uçlu bir şırınga veya ince bir
liposuction kanülü ile yağ belirtilen bölgelerden çekilir. Alınan yağ
gerekli işlemden geçirildikten sonra alıcı sahaya enjekte edilir. İnjeksiyon
yerinin üzerine bazen ince bir bant yapıştırılır. Tedaviden sonra yağın
%50’sinin 6 ay içinde erimesini dikkate alarak gerekenden daha fazla miktarda
yağ verilir. Yüz çizgileri dışında çökük yanakların doldurulması, alın
çöküklüğünün giderilmesi, çene ucunun dolgunluğunun arttırılması gibi
bir amaçla kullanıldığında yağ enjeksiyonu sonrası yüzde geçici olarak
şişlik ve bölgesel kabarıklıkların gözlenmesi doğaldır.
Geniş bölgelerde işlem
yapılan hastaların kısa bir süre istirahat etmeleri uygun olacaktır. Ancak
çoğu hasta tedaviden hemen sonra normal günlük aktivitelerine dönmektedir.
Hem alıcı hem de donör sahada bir miktar şişme veya kızarıklık beklenebilir.
Bu şikayetlerin derecesi
tedavi edilen yere ve büyüklüğüne göre değişir. Enjeksiyon yerlerindeki
kızarıklık veya morluklar geçene kadar yaklaşık bir hafta güneşte kalmamanız
gerekmektedir. Bu sürede güneş koruyucu kremler veya fondöten ile gerekli
korumayı sağlayabilirsiniz.
Yağ enjeksiyonu ile
elde edilen sonuçların devamlılığı hastadan hastaya değişmektedir. Bazı
hastalarda bu süre bir yıl veya daha uzun süre ile ifade edilebilir. Hastaların
çoğunluğunda ilk haftada sağlanan dolgunluğun hemen hemen yarısı altı
aylık bir sürenin sonunda kaybolmaktadır. Zira ilk haftalardaki dolgunluk
şişmeye bağlıdır. Üç aydan sonra ne kadar dokunun orada beslenip kaldığı
az çok belli olur. Yeni enjeksiyonlar 3,6,12 ay sonra tekrarlanıp sonuç
daha iyi duruma getirilebilir. İlk uygulamalar ilk sene iki, üç kez yapılmasına
karşın ileriki senelerde yılda bir kez uygulanması kafi gelebilir. Çizgilerinizi
daha fazla derinleştirmeden takviyeler şeklinde uygulanması çok daha akılcıdır.
Bu tekniğin avantajı vücuttan iğne ile alınıp iğne ile verilebilmesidir.
Verilen yağ dokusu uygun bir teknikle uygulanırsa en az %50’si verilen
yerde kanlanıp tekrar yaşama geçer.
c) Kollajenler
Kolajen ismiyle yaygın olarak bilinen bu madde ise sığır dokularından
elde edilen bir kolajen tipi olup uzun senelerdir insanlarda uygulanmaktadır.
Bu maddelerdeki en önemli sorun immun olarak vücut tarafından reddedilmesidir.
Bu reddetme olayından (Üçüncü haftada gerçekleşir) çevredeki dokularda
aşırı reaksiyon olup şişer. Bu şişme kırışıklığın bir, iki ay daha gizlenmesine
yardımcı olur. Bu maddenin uygulanmasından önce muhakkak alerji testleri
yapılması gerekmektedir. Zira bu dokular kendi dokularımıza uygun olmaması
nedeniyle değişik alerji reaksiyonları yapabilecektir. Ayrıca bu dokular
vücuda verildikten sonra aynen bir yabancı doku gibi vücudun reddetme
mekanizmasına tabii tutulup bir müddet sonra vücuttan tamamen atılacaklardır.
Kolajenin en büyük avantajı hazır olarak ampullerde olması ve geçicide
olsa bu bölgelere verilip erken devrede kırışıklıklar ve çöküklükleri
bir miktar tedavi edebilmesidir. Dezavantajları ise doku reaksiyonları
olması ve hemen iki, üç ay içinde verildiği bölgeden kaybolması insanın
immün sistemine ters etki yapma tehlikesinin mevcudiyeti ve çok pahalı
olmasıdır.
2-YABANCI
CİSİMLER
a.Sıvı silikon enjeksiyonları
Aşırı derecede reaksiyonlar yapıp ve bütün dokulardaki hücrelerin içlerine
kadar nüfus etmiş olması nedeniyle diğer meme silikondakinin aksine çevre
dokuya çok büyük zararlar verebilmekte hatta damarlara karışıp ölümlere
dahi neden olabilmektedir. Dokularda hissizlik, yara açılması gibi reaksiyonlar
yapabilmektedir. Bu nedenle bunların kullanımı Amerika’da yasaklanmış
ve kaçak olarak yapılmaktadır. Bu konuda bilinçli ve mesuliyet duygusu
taşıyan hiçbir bir plastik cerrah bu dolgu maddesini artık kullanmamaktadır.
b.Silikon parçacıkları
olan enjeksiyonlar
Bu enjeksiyonlar cilt altında hissedilmekte suni bir görünüm vermektedir.
Sıvı silikon enjeksiyonu gibi ölümlerle neden olmadığı için bu madde yasak
değildir. Bu maddenin cilt altında şekil bozuklukları yapma, suni görünüm
verme gibi dezavantajları vardır.
c.Gorteks
Son bir kaç senedir plastik cerrahi ve dermatolojide kullanmaya başlayan
bir yabancı madde olup kalp damarlarındaki damar greftleri için kullanılan
bir maddedir. Bunlarda cilt altına yerleştirerek burada kalıcı bir şişkinlik,
dudak da kalınlaşma gerçekleşebilmektedir. Ancak bunlarında bir yabancı
cisim olması nedeniyle cilt altında yaptığı reaksiyonlar ve suni görünüm
gibi dezavantajlar vardır. Ayrıca bunlarda erken veya genç enfeksiyon
olma riski çok fazladır. Dikiş materyalleri ise daha basit maddeler olup
her cinsden dikiş materyeli cilt altındaki çizgilerin altında kullanılmış
fakat iyi sonuçlar vermediği görülerek artık giddikçe terk edilme yoluna
gelinmiştir.
DOLGU MADDELERİ İLE İLİŞKİLİ SORUNLAR
Kollajen:
Kolajenle oluşabilecek en ciddi sorun allerjik reaksiyondur. Bu maddeye
karşı allerjik olup olmadığınızı saptamak için işlemden yaklaşık 1 ay
önce bir cilt testi yapılması gerekmektedir. Test uygulandıktan sonra
test bölgesi 3-4 hafta veya cerrahınızın gerekli gördüğü kadar süre ile
izlenip test yerindeki herhangi bir kırmızılık, kaşıntı, şişme ve diğer
değişiklikler mutlaka cerrahınıza iletilmelidir. Allerjik reaksiyonla
ilişkili olmayan diğer bazı riskler arasında infeksiyon, apse oluşumu,
yara açılması, ciltte soyulma, skar oluşumu ve enjeksiyon yerinde kitle
oluşumu sayılabilir.
Yağ dokusu ve Doku
kokteyli:
Yağ dokusu ve doku kokteyli uygulamasında ise herhangi bir allerjik reaksiyon
riski söz konusu değildir. Zira yağ dokusu ve doku kokteyli hastanın kendi
vücudundan sağlanmaktadır. Dolayısı ile bu uygulamadaki riskler çok düşük
olasılıkla gelişebilecek enfeksiyon ve diğer nadir sorunlardır.
Yabancı cisimler:
En önemli sorun yabancı cisim reaksiyonları, erken veya geç enfeksiyon
(iltahaplanma) ihtimalidir. Çevre dokularla yaptığı reaksiyonlarla doğal
olmayan görünüm vermesi diğer bir sorundur.
Retinil:
Allerjik reaksiyon, immün sisteme ters etki ihtimali bilinen en önemli
dezavantajlarıdır. Dokuları geçici olarak şişirip geçici bir tatminin
arkasından şişip-inen dokuların daha çok gevşeyip daha çok sarkma ihtimali
olması önemli bir dezavantajdır.
DOLGU MADDELERİNİN
UYGULANACAĞI BÖLGELER:
Dolgu maddeleri genellikle bir cerrah muayenehanesinde uygulanabilir.
Ancak yüz germe, boyun germe, kaş kaldırma veya benzeri herhangi bir girişim
nedeniyle klinik veya hastaneye yatmışsanız dolgu maddeleri enjeksiyonu
da hastanede eş zamanlı olarak yapılabilir.
Anestezi tipi:
Hem alıcı hem de verici bölge lokal anestezi yardımı ile uyuşturulur.
Ek olarak sedasyon da kullanılabilir. Ancak sedasyon (sakinleştirici)
gereksinimi olan vakalarda hastanın yapılan girişim sonrası eve araba
ile gidişinin düzenlenmesi gerekmektedir.
|